HMK m. 329'a göre kötüniyetli veya haksız dava açan taraf, karşı tarafın vekiliyle anlaştığı vekalet ücretinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkum edilebilir. Oysa Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre de kaybeden taraf aleyhine bir vekalet ücretine hükmedilmektedir. Bu iki vekalet ücreti arasındaki temel fark nedir ve HMK m. 329 hangi ek korumayı sağlamaktadır?
İki vekalet ücreti arasında nitelik ve miktar olarak temel farklar vardır. 1) AAÜT'ye Göre Vekalet Ücreti: Bu, davanın kaybedilmesi durumunda, kanun gereği ve maktu veya nispi olarak Tarife üzerinden hesaplanarak hükmedilen yasal bir vekalet ücretidir. Davanın kötüniyetle açılıp açılmadığına bakılmaz. Amacı, davayı kazanan tarafın yaptığı avukatlık masraflarının bir kısmını karşılamaktır. 2) HMK m. 329'a Göre Vekalet Ücreti: Bu, davanın kötüniyetli veya tamamen haksız açılması gibi özel bir duruma bağlı, cezai nitelikte bir yaptırımdır. AAÜT'ye göre hükmedilen vekalet ücretine 'ek olarak' veya onun yerine uygulanır. Buradaki temel fark, miktarın Tarife ile sınırlı olmamasıdır; karşı tarafın kendi avukatıyla 'kararlaştırdığı' gerçek vekalet ücreti esas alınır. Dolayısıyla HMK m. 329, davayı kazanan tarafı, Tarife'nin karşılamadığı, avukatına ödediği gerçek vekalet ücreti zararına karşı koruyan ek ve daha güçlü bir mali güvence sağlamaktadır.