TCK m. 105/2-a'da düzenlenen 'aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak' nitelikli hali, sadece kan veya evlilik bağı olan kişiler arasında mı uygulanır, yoksa aynı evde yaşayan ancak aralarında hukuki bir aile bağı olmayan kişiler (örneğin ev arkadaşları) arasında işlenen cinsel taciz suçunda da uygulanabilir mi? 'Suçta ve cezada kanunilik' ilkesi açısından konuyu değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80527

Suçta ve cezada kanunilik (TCK m. 2) ilkesi gereği, bu nitelikli hal sadece hukuken 'aile bireyi' sayılan kişiler arasında uygulanabilir. Kanun metni açıkça 'aile içi ilişkiden' bahsetmektedir. Bu ifade, kan ve kayın hısımlığı ile evlilik birliği içindeki kişileri (eş, çocuk, anne-baba, kardeş, amca, dayı, kayınbirader vb.) kapsar. Aynı evde yaşayan ev arkadaşları, sevgili veya nişanlılar arasında hukuken kurulmuş bir aile ilişkisi yoktur. Kanun koyucu, eğer bu kişileri de kapsamak isteseydi, 'aynı konutta birlikte yaşamanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak' gibi daha geniş bir ifade kullanırdı (Nitekim TCK'da bu tür ifadeler başka suç tiplerinde mevcuttur). 'Aile içi ilişki' kavramını, fiilen birlikte yaşayan herkesi kapsayacak şekilde genişletici yorumlamak, kanunilik ilkesine ve kıyas yasağına aykırı olur. Dolayısıyla, ev arkadaşları arasında işlenen cinsel taciz suçu, bu nitelikli hal kapsamında değil, suçun basit hali (TCK m. 105/1) kapsamında değerlendirilmelidir.