Cinsel taciz suçunun (TCK m. 105) 'hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle' (m. 105/2-a) işlenmesi nitelikli hali, bir avukatın müvekkiline karşı işlediği cinsel taciz eyleminde uygulanabilir mi? Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2015/2139 E. sayılı kararındaki 'eski tarihli vekalet ilişkisi' vurgusunu da dikkate alarak, avukat-müvekkil ilişkisinin hukuki niteliğini (hizmet/vekalet) tartışarak cevaplayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80526

Bu nitelikli halin avukat-müvekkil ilişkisinde uygulanması tartışmalıdır ancak genel kabul görmemektedir. Yargıtay'ın cinsel suçlardaki 'hizmet ilişkisi' yorumu, genellikle İş Kanunu anlamında, failin mağdur üzerinde işe alma, çıkarma, terfi ettirme gibi bir nüfuza sahip olduğu bağımlı çalışma ilişkilerine odaklanmaktadır (Yargıtay 14. CD, 2014/825 E.). Avukat-müvekkil ilişkisi ise Borçlar Kanunu kapsamında bir 'vekalet sözleşmesi'dir ve burada işçinin işverene bağımlılığı gibi bir ast-üst ilişkisi yoktur. Avukat, mesleki özerkliği içinde hareket eder. Yargıtay 14. CD'nin 2015/2139 E. sayılı kararında 'eski tarihli vekalet ilişkisinin' hizmet ilişkisi sayılmadığını belirtmesi, güncel bir ilişkinin farklı değerlendirilebileceği ihtimalini akla getirse de, vekalet ilişkisinin doğası gereği TCK m. 105/2-a'daki 'hizmet ilişkisi' tanımına tam olarak uymadığı savunulabilir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, ilişkinin faile mağdur üzerinde cinsel tacizi kolaylaştıran özel bir 'tesir gücü' veya 'otorite' sağlaması gerekir ki bu, vekalet ilişkisinde tipik olarak bulunmaz. Bu nedenle uygulanması 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi gereği zordur.