HMK m. 329'un gerekçesinde, maddenin 1086 sayılı Kanun'un 421. ve 422. maddelerinin günümüz Türkçesine uyarlanmış şekli olduğu belirtilmektedir. Bu durum, kanun koyucunun kötüniyetli dava açmaya karşı yaptırım uygulama iradesinin sürekliliğini gösterir. HMK m. 329'un getirdiği temel yaptırımlar nelerdir ve bu yaptırımların uygulanmasında mahkemenin takdir yetkisinin sınırları nelerdir?
HMK m. 329'un getirdiği temel yaptırımlar iki tanedir: 1) Mali Yaptırım (m. 329/1): Kötüniyetli veya haksız dava açan taraf, yargılama giderlerine ek olarak, karşı tarafın vekiliyle anlaştığı vekalet ücretinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkum edilebilir. 2) Disipliner Yaptırım (m. 329/2): Aynı taraf, ayrıca beş yüz Türk Lirasından beş bin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkum edilebilir. Mahkemenin takdir yetkisi geniştir ancak sınırsız değildir. Mahkeme, bu yaptırımları uygulayıp uygulamamakta, uygulayacaksa miktarını belirlemekte ('bir kısmını ödeme', 'para cezasının miktarı') takdir yetkisine sahiptir. Ancak bu takdir yetkisini kullanırken keyfi davranamaz. Kararında, yaptırımı neden uyguladığını veya uygulamadığını, kötüniyetin veya haksızlığın derecesini ve somut olayın özelliklerini dikkate alarak gerekçelendirmek zorundadır. Örneğin, vekalet ücretinin fahiş bulunması halinde miktarını kendisi takdir edebilir. Disiplin para cezasında ise kanunda belirtilen alt ve üst sınırlar içinde kalmak zorundadır.