5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu m. 13, kaçak eşya taşımasında kullanılan nakil aracının müsaderesi için TCK'daki genel şartlara ek olarak özel koşullar aramaktadır. Bir tırın dorsesinde, aracın yük kapasitesine göre hacim veya miktar olarak ağırlıklı olmayan kaçak sigara yakalanmıştır. TCK m. 54/3'teki 'orantılılık' ilkesi ve 5607 s. Kanun m. 13/1-b bendi birlikte değerlendirildiğinde, bu tırın müsaderesine karar verilebilir mi? Yargıtay'ın yaklaşımını (Yargıtay 19. CD - K:2021/2901) da dikkate alarak tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80494

Hayır, karar verilemez. 5607 sayılı Kanun m. 13, nakil aracının müsaderesi için üç özel şarttan birinin varlığını arar: a) Araçta özel gizli tertibat olması, b) Kaçak eşyanın aracın yüküne göre miktar veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturması, c) Eşyanın ülkeye girişi yasak veya sağlığa zararlı olması. Somut olayda, kaçak sigara (c) bendine girmez ve (a) bendindeki özel tertibattan bahsedilmemiştir. (b) bendi açısından ise kaçak eşya, tırın kapasitesine göre ağırlıklı bölümü oluşturmamaktadır. Dolayısıyla 5607 s. Kanun'daki özel şartlar gerçekleşmemiştir. Buna ek olarak, TCK m. 54/3'e göre, suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesi, işlenen suça göre daha ağır sonuçlar doğuracaksa (orantısız ise) müsadereye karar verilemez. Değeri milyonları bulabilen bir tırın, değeri çok daha düşük olan ve hacimce de küçük bir yer kaplayan kaçak sigara nedeniyle müsadere edilmesi açıkça orantısız olacaktır. Yargıtay 19. CD'nin 2021/2901 K. sayılı kararında da bu yönde bir değerlendirme yapılarak, kaçak eşya miktarının aracın ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı durumlarda iade kararı verilmesi gerektiği benimsenmiştir. Bu nedenle tırın müsaderesi hukuka aykırı olur.