İHAM, bir sanığın tutukluluğunun devamına ilişkin kararları incelerken, ulusal mahkemelerin 'davanın karmaşıklığı' veya 'sanık sayısının çokluğu' gibi gerekçeleri kullanmasını nasıl değerlendirmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80476

İHAM, bu tür gerekçeleri, tutukluluğun makul süreyi aşıp aşmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek 'objektif faktörler' olarak kabul eder. Ancak bu gerekçeler, tek başlarına ve süresiz olarak tutukluluğu haklı kılmaz. İHAM'a göre, davanın karmaşık olması veya sanık sayısının çokluğu, yargılamanın yavaş ilerlemesinin bir nedeni olabilir. Ancak bu durum, devletin (yargı organlarının) sorumluluğundadır. Devlet, karmaşık davaları dahi makul bir sürede sonuçlandıracak şekilde yargı sistemini organize etmekle yükümlüdür. Bu gerekçeler, belirli bir süre için tutukluluğun devamını haklı kılabilir, ancak yargılamada özel bir özen gösterilmediği ve gereksiz gecikmeler yaşandığı takdirde, bu gerekçeler anlamını yitirir. Yani, davanın karmaşıklığı, yargı organlarının hareketsizliği için bir mazeret olarak kullanılamaz.