Bir sanık hakkında hem 'nitelikli zimmet' hem de bu zimmeti gerçekleştirmek için işlediği 'zincirleme resmi belgede sahtecilik' suçlarından dava açılmıştır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/499 sayılı kararına göre, TCK m. 212'nin bu duruma etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80463

Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin bu kararında, TCK m. 212'nin varlığı nedeniyle, sanığın her iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği belirtilmiştir. TCK m. 212, 'Sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.' diyerek, sahtecilik suçları için özel bir 'gerçek içtima' kuralı getirmiştir. Bu kural, sahtecilik suçunun, başka bir suçun (örneğin zimmet) unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni sayılmasını ve o suçun içinde erimesini engeller. Dolayısıyla, fail, sahte belgeler düzenleyerek zimmet suçunu işlediğinde, hem kamu güvenine karşı işlediği sahtecilik suçundan hem de kamu idaresinin güvenirliğine ve malvarlığına karşı işlediği zimmet suçundan dolayı ayrı ayrı cezalandırılır. Bu, kanun koyucunun her iki eylemin haksızlık içeriğini de ayrı ayrı cezalandırmak istediğini gösterir.