Bir ceza davasında, sanığın akıl sağlığının yerinde olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmıştır. Mahkeme, bu raporu yeterli ve inandırıcı bularak hüküm kurmuştur. Yargıtay denetiminde, mahkemenin bu raporla bağlı olup olmadığı ve bu konuda takdir yetkisinin bulunup bulunmadığı nasıl değerlendirilir?
Mahkeme, bu raporla mutlak olarak bağlı değildir; nihai takdir yetkisi kendisine aittir. Ancak bu takdir yetkisi sınırsız değildir. Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu, akıl hastalığı ve cezai ehliyet konularında en üst düzeyde uzmanlaşmış resmi bilirkişi kurumudur. Bu kurumdan gelen bir rapora aykırı bir karar verilecekse, mahkemenin bu kararı çok güçlü, somut ve bilimsel nitelikte başka delillere (örneğin, farklı bir üniversite hastanesinden alınmış ve aksi yönde kanaat bildiren bir heyet raporu gibi) dayandırması ve gerekçesini çok detaylı bir şekilde açıklaması gerekir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2014/7780 sayılı kararında da belirtildiği gibi, eğer mahkeme, Adli Tıp Kurumu raporunu 'yeterli ve inandırıcı' bularak ve gerekçelerini de açıklayarak hükmüne esas almışsa, Yargıtay genellikle bu takdire müdahale etmez. Çünkü hakim, CMK m. 63 uyarınca cezai ehliyet konusundaki nihai değerlendirmeyi yapma yetkisine sahiptir. Sorun, genellikle raporun yetersiz veya çelişkili olmasına rağmen ek araştırma yapılmadan karar verilmesi durumunda ortaya çıkar.