Sanığın, işlediği iddia edilen suçun cezasının alt ve üst sınırının yüksek olması, tek başına 'kaçma şüphesi' için yeterli bir gerekçe midir? İHAM ve AYM'nin bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80442

Hayır, tek başına yeterli bir gerekçe değildir. İHAM (örneğin, Ilijkov-Bulgaristan kararı) ve AYM içtihatlarına göre, isnat edilen suç için öngörülen cezanın ağırlığı, kaçma şüphesinin değerlendirilmesinde 'önemli bir unsur' olmakla birlikte, bu tehlikeyi tek başına kanıtlamaz. Bu, sadece bir karinedir ve diğer somut olgularla desteklenmesi gerekir. Mahkemeler, cezanın ağırlığına ek olarak, sanığın kişisel durumunu (sabit ikametgahı, aile ve iş bağları, yurtdışı bağlantıları vb.) da değerlendirerek, kaçma şüphesinin 'gerçek ve somut' bir tehlike olup olmadığını ortaya koymalıdır. Özellikle yargılama uzadıkça, sadece cezanın ağırlığına dayanılarak tutukluluğun devam ettirilmesi, 'suçsuzluk karinesi'ni ve 'kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı'nı ihlal eder. Kaçma tehlikesinin, tutuklu yargılamayı haklı kılamayacak derecede düşük olduğunu gösteren diğer faktörler de (örneğin, sanığın tüm duruşmalara katılması) dikkate alınmalıdır.