Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği m. 6/2-ç'nin uygulanmasında, idare ve gözlem kurulunun hükümlünün 'örgütten ayrıldığı' kanaatine varması için mutlaka bir 'pişmanlık' beyanı araması gerekir mi?
Hayır, Yönetmelik hükmü veya ilgili kanunlar, 'pişmanlık' beyanını bir şart olarak aramamaktadır. Aranan şart, 'bağlı oldukları örgütten ayrıldıklarının tespit edilmesi'dir. Bu tespit, objektif kriterlere dayanmalıdır. Pişmanlık, daha çok TCK'daki 'etkin pişmanlık' gibi özel indirim nedenleri için aranan sübjektif bir durumdur. İnfaz aşamasındaki değerlendirmede esas olan, hükümlünün fiili durumudur. Hükümlü, infaz sürecindeki tutum ve davranışlarıyla (kurum kurallarına uyma, iyileştirme faaliyetlerine katılma, diğer örgüt üyeleriyle irtibatı kesme vb.) örgütle bir bağının kalmadığını somut olarak gösteriyorsa, idare ve gözlem kurulunun 'örgütten ayrıldığı' yönünde bir tespit yapması gerekir. Hükümlüden ayrıca içsel bir duygu olan pişmanlığını da ifade etmesini beklemek, kanuni olmayan bir şart getirmek anlamına gelir ve kişinin iç dünyasına müdahale niteliği taşıyabilir. Önemli olan, dış dünyaya yansıyan, gözlemlenebilir ve objektif davranışlardır.