Bir sanığın, açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan (TCK m. 209/1) yargılandığı davada, katılanın senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğuna dair yazılı bir delili yoktur. Ancak, sanık savunmasında senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ikrar etmiştir. Bu ikrar, mahkumiyet için yeterli bir delil midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80436

Bu durum tartışmalıdır ancak ceza muhakemesi ilkeleri gereği mahkumiyet için yeterli kabul edilebilir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'ndaki 'yazılı delille ispat' zorunluluğu, kural olarak, iddiasını ispat yükü altında olan 'katılan' için getirilmiş bir kuraldır. Ceza muhakemesinde ise, sanığın hür iradesine dayanan ve dosyadaki diğer delillerle çelişmeyen 'ikrarı', en güçlü delillerden biridir (CMK m. 213). Eğer sanık, hiçbir baskı altında kalmadan, senedi anlaşmaya aykırı doldurduğunu açıkça kabul ediyorsa, mahkemenin artık katılandan yazılı bir delil aramasının bir anlamı kalmaz. Çünkü uyuşmazlık konusu olan 'anlaşmaya aykırılık' vakıası, bizzat fail tarafından kabul edilmiştir. Bu durumda mahkeme, sanığın ikrarını ve dosyadaki diğer yan delilleri (varsa) değerlendirerek, yazılı delil olmasa bile mahkumiyet hükmü kurabilir. Bu, ceza muhakemesinin maddi gerçeği araştırma ve delilleri serbestçe değerlendirme ilkesinin bir sonucudur.