Bir ceza davasında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK m. 209/2 yollamasıyla TCK m. 204/2'deki 'kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği' suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Bu suç ile aynı eylemle elde edilen menfaat nedeniyle TCK m. 247'deki 'zimmet' suçu arasında nasıl bir ilişki vardır? Fail her iki suçtan da cezalandırılır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80426

Bu durumda, fail genellikle 'tek bir fiille' birden fazla suçu işlemiş olur ve suçların içtimaı kuralları devreye girer. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/499 sayılı kararında da belirtildiği gibi, kamu görevlisinin sahte bir belge düzenleyerek (resmi belgede sahtecilik) kurumun malvarlığını kendi üzerine geçirmesi (zimmet) halinde, bu iki suç arasında 'farklı neviden fikri içtima' (TCK m. 44) veya 'bileşik suç' (TCK m. 42) ilişkisi tartışılır. Yargıtay'ın genel eğilimi, bu tür durumlarda zimmet suçunun, sahtecilik fiilini de içerdiği ve özel bir düzenleme olduğu yönündedir. Ancak, TCK m. 212'nin (sahte belgenin başka bir suçun işlenmesinde kullanılması) varlığı, her iki suçtan da ayrı ayrı ceza verilmesi gerektiği yönünde güçlü bir argüman sunar. Uygulamada genellikle, eğer sahtecilik eylemi, zimmetin işlenmesi için zorunlu ve doğal bir unsur ise, faile sadece daha ağır cezayı gerektiren zimmet suçundan ceza verilir (bileşik suç mantığı). Ancak sahtecilik, zimmetten bağımsız bir haksızlık içeriğine sahipse, TCK m. 212 gereği her iki suçtan da ayrı ayrı ceza verilmesi (gerçek içtima) gerekir. Somut olayın özelliklerine göre bu değerlendirme değişebilir.