İHAM'ın Cahit Demirel/Türkiye kararında, bir sanığın tutukluluğunun devamına karar verilirken 'delillerin durumu' ifadesinin kullanılmasını nasıl değerlendirmiştir? Bu ifadenin tek başına yeterli olmamasının sebebi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80417

İHAM, bu ve benzeri kararlarında, 'delillerin durumu' ifadesinin, 'kuvvetli suç şüphesinin' varlığı ve devam ettiğine ilişkin bir etken olarak kabul edilebileceğini, ancak tek başına tutukluluğun, özellikle de uzun süren tutukluluğun devamı için yeterli bir gerekçe olmadığını belirtmiştir. Bu ifadenin tek başına yetersiz olmasının sebebi, İHAS m. 5'in aradığı 'ilgili ve yeterli' gerekçe standardını karşılamamasıdır. 'Delillerin durumu' ifadesi, hangi delillerin sanığın kaçma veya delilleri karartma tehlikesini somut olarak gösterdiğini açıklamaz. Bu, soyut ve basmakalıp bir ifadedir. İHAM, tutukluluğun devamı için, kuvvetli suç şüphesinin yanı sıra, kaçma tehlikesi veya delilleri karartma gibi tutuklama nedenlerinin de somut olgularla ve kişiselleştirilmiş bir şekilde gerekçelendirilmesini aramaktadır. Sadece 'delillerin durumu'na atıf yapmak, bu ek gerekçeleri ortaya koymadığı için kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlali olarak görülmektedir.