Bir hukuk davasında, taraflardan biri, kararın kesinleşme şerhinde belirtilen kesinleşme tarihinin hatalı olduğunu iddia etmektedir. Bu iddianın incelenmesi ve karara bağlanması, mahkemenin 'idari' bir işlemi midir yoksa 'yargısal' bir faaliyeti midir? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2014/13569 sayılı kararındaki çoğunluk görüşünü açıklayınız.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararındaki çoğunluk görüşüne göre, bu iddianın incelenmesi ve karara bağlanması 'yargısal' bir faaliyettir. Karşı oyda bunun idari bir işlem olduğu savunulsa da, çoğunluk görüşü şu mantığa dayanır: Bir hükmün hangi tarihte kesinleştiğinin tespiti, o hükmün 'maddi anlamda kesin hüküm' (HMK m. 303) vasfını kazandığı anı belirler. Bu tespit, hukuki sonuçlar doğuran (örneğin, aynı konuda tekrar dava açılamaması, zamanaşımı sürelerinin başlaması, infaz işlemlerinin yapılması gibi) ve yargılamanın nihayete erdiğini belgeleyen bir işlemdir. Bu nedenle, mahkemenin bu konudaki tespiti, basit bir idari işlem olarak görülemez. Mahkemenin, kesinleşme tarihinin düzeltilmesi talebini reddetmesi halinde, bu red kararı, tarafın haklarını etkileyen ve başka bir başvuru yolu bırakmayan, dolayısıyla temyiz denetimine tabi olan bir 'yargısal' karar niteliğindedir.