Bir sanık hakkında, TCK m. 209/1'deki açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan yapılan yargılamada, mahkemenin CMK m. 253 uyarınca 'uzlaşma' prosedürünü işletmemesi, kararın bozulmasını gerektirir mi?
Evet, kararın bozulmasını gerektirir. TCK m. 209/1'de düzenlenen açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçu, CMK m. 253/1-a uyarınca takibi 'şikayete bağlı' suçlar kategorisinde yer almaktadır. CMK m. 253/1-b'ye göre, şikayete bağlı suçlar kural olarak 'uzlaşma' kapsamındadır. Uzlaşma, soruşturma ve kovuşturma şartı olan, mahkemenin re'sen dikkate alması gereken bir usul kurumudur. Mahkemenin, uzlaşma kapsamında olan bir suçta, taraflara uzlaşma teklifinde bulunmadan veya bu prosedürü hiç işletmeden yargılamaya devam edip hüküm kurması, CMK'nın emredici hükümlerine aykırılık teşkil eder. Bu durum, Yargıtay tarafından mutlak bir bozma nedeni olarak kabul edilmektedir (Bkz. Yargıtay 11. CD - Karar : 2016/6388). Mahkeme, kararı bozarak dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve uzlaşma prosedürünün işletilmesi için geri gönderecektir.