Sanığın, katılandan aldığı boş bir kağıdı 'ibraname' olarak doldurup, borca itiraz ettiği bir hukuk davasında delil olarak kullanması eyleminin, TCK m. 209/1'deki açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturup oluşturmadığını tespit etmek için mahkemenin öncelikle hangi usuli şartın gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırması gerekir?
Mahkemenin öncelikle araştırması gereken usuli şart, TCK m. 73'te düzenlenen 'şikayet' şartının süresinde yerine getirilip getirilmediğidir. TCK m. 209/1'de düzenlenen açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçu, takibi şikayete bağlı bir suçtur. Şikayet süresi, mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 aydır. Olayda, mağdurun (katılanın) bu sahte içerikli ibranameden ne zaman haberdar olduğunun tespiti, kovuşturma şartının gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemek için zorunludur. Mahkeme, bu tespiti yapmak için, sanığın belgeyi delil olarak sunduğu hukuk mahkemesi (örnekte İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi) dosyasını getirtmeli ve bu belgenin katılana veya vekiline hangi tarihte tebliğ edildiğini veya duruşmada gösterildiğini belirlemelidir. Eğer katılanın şikayet tarihi, bu öğrenme tarihinden itibaren 6 ay geçmişse, dava şartı yokluğundan davanın düşmesine karar verilmesi gerekir. Ancak şikayet süresindeyse, mahkeme suçun maddi unsurlarını araştırmaya devam edecektir (Bkz. Yargıtay 21. CD - Karar: 2015/184).