Bir ceza davasında, sanığın eyleminin taksirle mi yoksa olası kastla mı işlendiği gibi 'kusurluluğun derecesi' konusunda bilirkişi raporu alınması, CMK m. 63 açısından hukuka uygun mudur?
Hayır, hukuka uygun değildir. Kusurluluğun tespiti ve derecelendirilmesi (kast, olası kast, bilinçli taksir, basit taksir), maddi vakıaların hukuki olarak yorumlanmasını gerektiren, münhasıran hakime ait bir yargısal faaliyettir. CMK m. 63, bilirkişiye başvuruyu 'çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerle' sınırlamıştır. Bir bilirkişi, örneğin bir trafik kazasında, sanığın hızını, alkol durumunu, yol ve hava koşullarını teknik olarak tespit edebilir. Ancak bu teknik verilerden yola çıkarak 'sanığın neticeyi öngördüğü ancak istemediği, bu nedenle bilinçli taksirle hareket ettiği' şeklinde bir hukuki sonuca varamaz. Bu değerlendirmeyi, bilirkişinin sunduğu teknik verileri ve diğer tüm delilleri (tanık beyanları, sanık savunması vb.) birleştirerek yapacak olan mahkemedir. Hakimin, kusur tespiti gibi hukuki bir konuyu bilirkişiye devretmesi, yargı yetkisini devretmesi anlamına gelir ve hukuka aykırıdır.