Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği m. 10/7'de yer alan 'Hükümlülerin talebi olmasa dahi, ...idare ve gözlem kurulunun vereceği açığa ayırma kararı üzerine cumhuriyet başsavcılığınca re’sen açık kuruma gönderilir.' hükmü, örgütlü suçtan hükümlülerin durumu açısından nasıl bir anlam ifade eder?
Bu hüküm, açık kuruma ayırma işlemlerinin başlatılması için hükümlünün talebinin bir 'ön şart' olmadığını, idarenin bu konuda re'sen hareket etme yükümlülüğü olduğunu gösterir. Bu durum, örgütlü suçtan hükümlüler açısından özellikle önemlidir. Çünkü bu hükümlülerden, açık kuruma ayrılabilmek için 'örgütten ayrıldığına dair' bir beyan veya dilekçe talep edilmesi uygulaması, bu re'sen hareket etme ilkesiyle çelişir. Yönetmelik m. 10/7, idare ve gözlem kurulunun, şartları tutan hükümlüleri (iyi halli olma, kalan ceza süresi) tespit edip, örgütlü suçlular için ek şart olan 'örgütten ayrılma' durumunu da kendiliğinden araştırması ve bir karara bağlaması gerektiğini ima eder. Hükümlü, yargılama boyunca örgütle bağını reddetmişse, ondan 'ayrıldım' demesini beklemek yerine, kurulun infaz sürecindeki gözlemlerine dayanarak 'örgütle bağı kalmamıştır' veya 'örgütle bağı devam etmektedir' şeklinde bir tespitte bulunup buna göre işlem yapması gerekir. Dolayısıyla bu hüküm, idarenin pasif bir şekilde hükümlünün başvurusunu beklemesi yerine, aktif bir rol üstlenerek hakları tesis etmesi gerektiğini ortaya koyar.