Bir ceza davasında alınan bilirkişi raporunun, CMK m. 67/3'e aykırı olarak, 'sanığın kusurlu olduğu' gibi hukuki nitelendirmeler içermesi halinde, mahkemenin bu rapora dayanarak mahkumiyet kararı vermesi, Yargıtay tarafından nasıl değerlendirilir?
Bu durum, Yargıtay tarafından bozma nedeni olarak değerlendirilir. CMK m. 67/3, 'Bilirkişi, ... hâkim tarafından yapılması gereken hukukî nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz.' hükmünü amirdir. Bilirkişinin görevi, çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren maddi vakıaları (örneğin, bir imzanın sahte olup olmadığını, bir kazada fren izi mesafesini) tespit etmektir. Bu teknik tespitlerden yola çıkarak 'kusur' gibi hukuki bir sonuca varmak, münhasıran hakimin yetkisindedir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/2619 sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkeme bilirkişi raporundaki bu hukuki değerlendirmeyi yok sayıp, teknik verileri kendisi yorumlayarak bir sonuca ulaşabilir. Ancak, mahkeme gerekçesinde bu hukuki değerlendirmeyi benimseyerek ve rapora doğrudan atıf yaparak hüküm kurarsa, hem CMK m. 67/3'ü ihlal etmiş hem de kendi yargısal takdir yetkisini bilirkişiye devretmiş olur. Bu durum, kararın hukuka aykırılığı anlamına gelir ve hükmün bozulmasını gerektirir.