Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçu (TCK m. 209/1) ile bedelsiz senedi kullanma suçu (TCK m. 156) arasındaki temel fark nedir? Bir alacaklının, borç ödendikten sonra bedelsiz kalan bir senedi, önceden boş olarak alıp anlaşmaya aykırı doldurarak icraya koyması halinde hangi suç oluşur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80371

İki suç arasındaki temel fark, belgenin oluşturulma şekli ve suçun işlendiği andaki niteliğidir. Bedelsiz senedi kullanma suçunda (TCK m. 156), hukuka uygun bir şekilde ve dolu olarak düzenlenmiş bir senet, sonradan borcun ödenmesi gibi bir nedenle 'bedelsiz' kalmasına rağmen, alacaklı tarafından kötü niyetle kullanılır. Burada senedin kendisinde bir sahtecilik veya anlaşmaya aykırı doldurma yoktur. Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunda (TCK m. 209/1) ise, senet en başından itibaren 'anlaşmaya aykırı' olarak, boş kısımları doldurularak sahte içerikli bir belge haline getirilir. Sorudaki örnekte, fail hem senedi anlaşmaya aykırı (45.000 TL olarak) doldurmakta hem de bu senedin yapılan hesaplaşma sonucu bedelsiz kaldığını bilmektedir. Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2016/2640 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu tür durumlarda eylem bir bütün olarak 'açığa atılan imzanın kötüye kullanılması' suçunu oluşturur. Çünkü fiilin özü, bedelsiz kalmış bir senedi kullanmaktan ziyade, en başta rızaya aykırı, sahte içerikli bir belge yaratmaktır. Bu suç, bedelsiz senedi kullanma suçunu da kapsar ve tüketir. Bu nedenle faile sadece TCK m. 209/1'den ceza verilir.