Bir kişi, borçlusundan aldığı imzalı boş senedi, aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurduktan sonra, bu senedi teminat göstererek bir bankadan kredi kullanmıştır. Bu eylem, TCK m. 209/1 (açığa imzanın kötüye kullanılması) dışında başka bir suç (örneğin, dolandırıcılık) oluşturur mu? Suçların içtimaı açısından durumu değerlendiriniz.
Evet, bu eylem TCK m. 209/1'deki suçun yanı sıra, TCK m. 158/1-f'de düzenlenen 'banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık' suçunu da oluşturur. Burada iki ayrı ve korunmak istenen farklı hukuki değere yönelik eylem vardır. İlk eylem, senedin anlaşmaya aykırı doldurulmasıyla katılanın (senet borçlusunun) malvarlığına ve kamu güvenine yönelik 'açığa atılan imzanın kötüye kullanılması' suçudur. İkinci eylem ise, bu sahte içerikli belgenin (artık hukuken sahte niteliği kazanmıştır) kullanılarak bankanın (veya kredi kurumunun) aldatılması ve haksız bir menfaat (kredi) temin edilmesidir. Bu da 'nitelikli dolandırıcılık' suçunu oluşturur. Bu iki suç, birbirinin unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni değildir. Farklı mağdurlara (senet borçlusu ve banka) ve farklı hukuki değerlere (malvarlığı, kamu güveni, mali kurumların itibarı) yöneliktir. Bu nedenle, aralarında 'gerçek içtima' kuralları uygulanır ve fail her iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılır.