Bir hükümlü hakkında, 5275 sayılı İnfaz Kanunu uyarınca infaz edilecek birden fazla ceza bulunmaktadır. Bu cezalardan birisi 'hükümlünün kaçması' (TCK m. 292) suçuna ilişkindir. Bu durum, hükümlünün 'Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nden faydalanmasını etkiler mi?
Evet, önemli ölçüde etkiler. Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 6. maddesi, hangi suçlardan mahkum olanların belirli şartlar altında açık kuruma ayrılabileceğini düzenlerken, 8. maddesi ise hangi hükümlülerin 'doğrudan' açık kuruma ayrılamayacağını belirtir. Yönetmeliğin 8/1-ç maddesi, 'firar' eylemiyle ilgili özel bir düzenleme içerir. Buna göre, kapalı kurumdan firar eden hükümlüler, firar eylemleri nedeniyle verilen hücreye koyma cezasının kaldırılmasından itibaren belirli bir süre geçmedikçe açık kuruma ayrılamazlar. Daha da önemlisi, TCK m. 292'de düzenlenen 'hükümlü veya tutuklunun kaçması' suçu, ceza infaz kurumunun disiplin ve güvenliğini en ağır şekilde ihlal eden suçlardan biri olarak kabul edilir. Bu suçtan mahkumiyeti olan bir hükümlünün, infaz rejimine uyum sağlama konusunda ciddi bir sorun yaşadığı ve 'düşük güvenlik riski' taşımadığı kabul edilir. Bu nedenle, bu suçtan mahkumiyeti olan birinin, Yönetmelikteki diğer şartları taşısa bile, 'iyi halli' kabul edilmesi ve açık kuruma ayrılması neredeyse imkansızdır. Bu mahkumiyet, idare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmede hükümlü aleyhine en önemli kriterlerden biri olacaktır.