Bir avukatın ofisinin veya konutunun, göreviyle ilgili bir suç şüphesiyle aranması sırasında, CMK m. 130 ve Avukatlık Kanunu m. 58'de öngörülen usule (arama kararının mahkemeden alınması, aramada Cumhuriyet savcısı ve baro temsilcisinin hazır bulunması) uyulmamıştır. Bu arama sonucunda elde edilen delillerin hukuki niteliği nedir ve yargılamada kullanılabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80360

Bu usule uyulmadan elde edilen deliller, 'hukuka aykırı delil' niteliğindedir. Avukatın ofisi ve konutu, mesleki sırların ve müvekkil bilgilerinin korunması amacıyla özel bir güvence altına alınmıştır. CMK m. 130 ve Avukatlık Kanunu m. 58, bu güvencenin somut usul kurallarını belirler. Bu kurallar, aramanın keyfi yapılmasını önleyen ve savunma hakkını koruyan emredici hükümlerdir. Bu usule uyulmadan yapılan bir arama hukuka aykırıdır. Anayasa m. 38/6, CMK m. 206/2-a ve m. 217/2 uyarınca, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen bulgular delil olarak kabul edilemez ve hükme esas alınamaz. Dolayısıyla, bu arama sonucunda elde edilen belgeler, eşyalar veya bilgiler, sanık avukat aleyhine delil olarak değerlendirilemez ve mahkemenin bu delilleri dosyadan çıkarması gerekir. Bu delillere dayanılarak bir mahkumiyet hükmü kurulması, CMK m. 289/1-i uyarınca 'hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması' nedeniyle mutlak bir bozma sebebidir.