Örgütlü suçtan hükümlü bir kişinin açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebinin değerlendirilmesinde, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün bir yazısıyla 'örgütten ayrıldığına dair dilekçe verme' şartı getirilmesi, 'normlar hiyerarşisi' ilkesi açısından nasıl bir sorun teşkil eder?
Bu durum, 'normlar hiyerarşisi' ilkesinin açık bir ihlalidir. Normlar hiyerarşisine göre, Anayasa en üstte yer alır, onu kanunlar, cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve yönetmelikler izler. Genelgeler, yönergeler, tebliğler veya bakanlık yazıları gibi düzenleyici idari işlemler, hiyerarşide yönetmeliklerin de altındadır ve asla bir kanuna veya yönetmeliğe aykırı hükümler içeremez, onlara yeni şartlar ekleyemez veya mevcut hakları daraltamaz. Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği ve Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri Yönetmeliği, idare ve gözlem kurulunun hükümlünün durumunu 're'sen' değerlendireceğini ve hükümlünün talebi olmasa bile işlem yapabileceğini (Yönetmelik m. 10/7) düzenlemiştir. Yönetmeliklerde olmayan 'dilekçe verme' gibi ek bir yükümlülüğün, daha alt bir norm olan bakanlık yazısıyla getirilmesi hukuka aykırıdır. Bu yazı, Anayasa m. 13'teki 'temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanabileceği' ilkesini de ihlal eder. Dolayısıyla, bir idari işlem veya yargısal karar, bu tür bir yazıya dayanılarak hükümlü aleyhine tesis edilemez.