Bir sanığın tutukluluğunun devamına ilişkin kararda sadece 'delillerin henüz tam olarak toplanmamış olması' gerekçe gösterilmiştir. İHAM içtihatları açısından bu gerekçe, özellikle soruşturmanın ilerleyen aşamalarında tek başına yeterli kabul edilebilir mi?
Hayır, özellikle soruşturmanın ilerleyen aşamalarında tek başına yeterli kabul edilemez. İHAM içtihatlarına göre, delillerin toplanmamış olması, 'delillerin karartılması' tehlikesine işaret eden bir gerekçedir. Bu gerekçe, soruşturmanın başlangıç aşamalarında, özellikle tanıkların dinlenmediği, önemli belgelerin henüz ele geçirilmediği durumlarda meşru ve yeterli olabilir. Ancak, soruşturma ve yargılama ilerledikçe, sanığın etki edebileceği deliller toplandıkça bu gerekçe gücünü yitirir. Mahkeme, tutukluluğun devamına karar verirken, hangi delillerin toplanmadığını ve daha da önemlisi, sanığın serbest bırakılması halinde bu toplanmamış delilleri 'nasıl ve ne şekilde karartabileceğine' dair somut bir tehlikeyi ortaya koymalıdır. Örneğin, 'henüz dinlenmeyen ve sanığın doğrudan etki edebileceği konumdaki tanık X'in ifadesinin alınmamış olması' gibi somut bir gerekçe sunulmalıdır. Sadece soyut olarak 'deliller toplanmadı' demek, özellikle uzun tutukluluk sürelerini haklı kılmaz ve kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlaline yol açabilir.