FETÖ/PDY'nin başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak algılandığı tespiti, terör örgütü üyeliği suçunun sübjektif (manevi) unsurunun değerlendirilmesinde neden önemlidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80338

Bu tespit, TCK m. 314'teki örgüt üyeliği suçunun manevi unsuru olan 'özel kast'ın varlığının ispatı açısından kritik bir öneme sahiptir. Terör örgütü üyeliği suçu, failin sadece örgüte dahil olmasıyla değil, aynı zamanda katıldığı yapının bir terör örgütü olduğunu, onun cebir ve şiddet içeren nihai amaçlarını 'bilerek ve isteyerek' bu yapıya dahil olmasıyla oluşur. Bir yapının, kamuoyunun ve hatta devletin önemli bir kesimi tarafından meşru bir sivil toplum hareketi olarak algılandığı bir dönemde, bu yapıya dahil olan bir kişinin, onun gelecekte bir terör örgütü olarak nitelendirilecek gizli ve illegal yönünü de bildiğini varsaymak 'suçsuzluk karinesi'ne aykırı olur. Bu nedenle yargı makamları, özellikle 17/25 Aralık 2013 süreci veya MİT tırları olayı gibi örgütün devletle çatışmasının alenileştiği tarihlerden önceki eylemleri değerlendirirken, failin örgütün gerçek amacını bildiğine dair somut, kişiselleştirilmiş ve şüpheye yer bırakmayan deliller aramak zorundadır. Yargıtay'ın da belirttiği gibi, 'illegal yönünü bilerek örgüt üyesi olan kişilerle öyle olmayan sıradan kişiler arasında dikkatli bir ayrım yapmak' gerekliliği bu tespitten kaynaklanmaktadır.