Bir çocuğun soybağını değiştirmek amacıyla, sahte olarak düzenlenmiş bir doğum raporu kullanılarak nüfus müdürlüğüne bildirimde bulunulması halinde, TCK m. 204 (resmi belgede sahtecilik) ile TCK m. 231 (çocuğun soybağını değiştirme) suçları arasında ne tür bir içtima ilişkisi vardır? Fail hangi suçlardan sorumlu tutulur?
Bu durumda, failin eylemi hem resmi belgede sahtecilik hem de çocuğun soybağını değiştirme suçunu oluşturur ve iki suç arasında 'gerçek içtima' ilişkisi vardır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/286 sayılı kararında da bu ayrıma işaret edilmiştir. TCK m. 212'de 'Sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.' şeklinde özel bir gerçek içtima kuralı düzenlenmiştir. Olayda fail, öncelikle sahte bir doğum raporu düzenleyerek TCK m. 204'teki suçu işlemektedir. Daha sonra, bu sahte belgeyi kullanarak nüfus müdürlüğünü aldatmakta ve çocuğun soybağını değiştirerek TCK m. 231'deki suçu işlemektedir. Burada sahte belge, ikinci suçun işlenmesinde bir 'araç' olarak kullanılmıştır. Bu nedenle TCK m. 212 hükmü gereğince, fail her iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılmalıdır. Bu durum, sadece sözlü beyanla soybağının değiştirildiği ve TCK m. 231'in özel norm olarak uygulandığı halden farklıdır.