Yargıtay, bir hukuki alacağın tahsili amacıyla işlenen fiillerde (TCK m. 150/1), borçlunun borcunu ödememesi dışında ek bir 'haksız fiilinin' bulunması durumunda haksız tahrik (TCK m. 29) hükümlerinin uygulanabileceğini kabul etmektedir. Bu 'ek haksız fiil' kavramına bir örnek vererek, Yargıtay'ın bu ayrımdaki mantığını açıklayınız.
Örnek: Bir alacaklı, borcunu istemek için borçlunun yanına gitmiş, borçlu ise borcunu ödemeyeceğini söyledikten sonra alacaklıya ve ailesine yönelik ağır küfürler ve hakaretler etmiştir. Bu hakaretlerin yarattığı hiddetle alacaklı, borçlusuna bir tokat atarak (kasten yaralama) borcunu ödemesini istemiştir. Bu durumda, borcun ödenmemesi tek başına haksız tahrik sayılmazken, borçlunun gerçekleştirdiği 'ağır hakaret' eylemi, TCK m. 29 anlamında bir 'haksız fiil'dir. Yargıtay'ın bu ayrımdaki mantığı şudur: Borcun ödenmemesi, hukuki bir uyuşmazlıktır ve alacaklının kendi hakkını zorla almasını meşrulaştırmaz. TCK m. 150/1 zaten bu 'alacaklı olma' durumunu fail lehine bir neden sayarak fiili yağmadan çıkarmaktadır. Ancak, borçlu borcunu ödememekle kalmayıp, üstüne bir de alacaklının şahsına veya onuruna yönelik hukuka aykırı bir saldırıda (hakaret, tehdit, fiziki saldırı vb.) bulunursa, artık ortada sadece bir hukuki uyuşmazlık değil, aynı zamanda ceza hukuku anlamında faili hiddetlendiren bir 'haksız fiil' vardır. İşte bu ek haksız fiil, TCK m. 29'un uygulanmasını haklı kılabilir (Bkz. Yargıtay 4. CD, T. 6.3.2019, E.2018/7204).