CMK m. 307/4'te düzenlenen 'aleyhe değiştirme yasağı' (reformatio in peius) ile Yargıtay'ın 'uymadan sonra serbestlik' kuralı arasında nasıl bir ilişki vardır? Sanık lehine temyiz edilen bir mahkumiyet kararını, Yargıtay'ın başka bir nedenle sanık lehine bozması üzerine, ilk derece mahkemesi uyma kararı verdikten sonra yapacağı yeni yargılamada sanığa daha ağır bir ceza verebilir mi?
'Aleyhe değiştirme yasağı', 'uymadan sonra serbestlik' kuralının en önemli istisnalarından biridir ve onu sınırlar. İlişki şöyledir: Mahkeme, bozmaya uyduktan sonra sanığın hukuki durumunu yeniden serbestçe değerlendirme yetkisine sahiptir ('uymadan sonra serbestlik'). Ancak bu serbestlik, 'aleyhe değiştirme yasağı' ile kısıtlanmıştır. Soruya konu olan durumda, ilk hüküm sadece sanık tarafından (veya lehine) temyiz edildiği için, CMK m. 307/4'teki yasak devreye girmiştir. Yargıtay'ın lehe bozma nedeninin ne olduğu önemli değildir. İlk derece mahkemesi, bu lehe bozma kararına uyup yeniden yargılama yaptığında, 'uymadan sonra serbestlik' kuralı gereği delilleri yeniden değerlendirebilir, hatta suçun niteliğini farklı yorumlayabilir. Ancak, varacağı sonuç ne olursa olsun, sanığa önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır bir ceza veremez. Örneğin, 8 yıl ceza verilen bir kararın sanık lehine usulden bozulması sonrası yapılan yeni yargılamada, mahkeme aynı suça 10 yıl ceza verilmesi gerektiği kanaatine varsa bile, aleyhe değiştirme yasağı nedeniyle en fazla 8 yıl ceza verebilir.