HSK üyelerinin TBMM tarafından seçilmesinde siyasi partiler arasında bir mutabakat sağlanamadığı ve gerekli oy oranlarına ulaşılamadığı takdirde, metinde belirtilen siyasi tabloya göre 'ad çekme' (kura) usulüne başvurulması neden yüksek bir ihtimal olarak değerlendirilmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80315

Metindeki analize göre, HSK üyelerinin TBMM tarafından seçilmesi iki aşamalıdır ve her aşamada nitelikli çoğunluk aranmaktadır. İlk aşama olan Karma Komisyon'da aday belirlemek için üye tamsayısının önce 2/3'ü (35 üye), sonra 3/5'i (31 üye) gereklidir. Metindeki siyasi parti dağılımına göre Cumhur İttifakı'nın komisyondaki üye sayısı 30'dur. Bu sayı, her iki oylama için gereken nisabın altındadır. Dolayısıyla, Millet İttifakı veya HDP'den destek alınmadan veya partiler arası bir mutabakat sağlanmadan Cumhur İttifakı'nın kendi adaylarını oylama yoluyla belirlemesi matematiksel olarak imkansızdır. Aynı şekilde, ikinci aşama olan TBMM Genel Kurulu'nda da üye seçimi için önce 400, sonra 360 milletvekilinin oyu gerekmektedir. Cumhur İttifakı'nın milletvekili sayısı bu oranların altında kalıyorsa, yine bir mutabakat zorunluluğu doğar. Metin, bu mutabakatın sağlanamaması halinde Anayasa m. 159'un 'en çok oyu alan iki aday arasında ad çekme usulü ile ... işlem tamamlanır' hükmünün işletilmesinin kaçınılmaz hale geleceğini, bu nedenle kura ihtimalinin yüksek olduğunu belirtmektedir.