Bir davanın bilirkişisi olarak atanan kişinin, aynı davada daha önce 'tanık' olarak dinlenmiş olması, CMK hükümleri açısından mümkün müdür? Bu durumun hukuki sonucu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80312

Bu durum CMK hükümleri açısından mümkün değildir ve hukuka aykırıdır. CMK m. 69/1, 'hâkimin reddi sebeplerinin, bilirkişi hakkında da geçerli olduğunu' belirtir. CMK m. 22/1-h ise, bir davada 'tanık olarak dinlenmiş olan hâkimin' o davaya bakamayacağını düzenler. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, bir davada tanık olarak dinlenmiş bir kişinin, aynı davada tarafsızlığını koruyamayacağı karinesinden hareketle bilirkişi olarak görev yapması yasaklanmıştır. Tanıklık, kişinin olay hakkındaki görgüsünü ve bilgisini aktarmasını içerirken; bilirkişilik, uzmanlık bilgisiyle objektif ve tarafsız bir değerlendirme yapmayı gerektirir. Aynı kişinin hem tanık hem bilirkişi olması, tarafsızlık ilkesini ve adil yargılanma hakkını zedeler. Mahkemenin, daha önce tanık olarak dinlediği bir kişiyi bilirkişi olarak ataması ve raporunu hükme esas alması, Yargıtay tarafından mutlak bir bozma nedeni olarak kabul edilmektedir (Bkz. Y2CD-K.2010/1152). Bu durum, yargılamanın esasına etkili bir usul hatasıdır.