5237 sayılı TCK'nın 211. maddesinde düzenlenen 'Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla özel belgede sahtecilik' hükmü, açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçu (TCK m. 209/1) için uygulanabilir mi? Tartışınız.
Bu konu tartışmalıdır ancak genel kabul, TCK m. 211'in TCK m. 209/1 için doğrudan uygulanamayacağı yönündedir. TCK m. 211, 'özel belgede sahtecilik' suçu (TCK m. 207) için getirilmiş özel bir hafifletici nedendir. TCK m. 209/1 ise, kanun sistematiğinde ayrı bir suç tipi olarak düzenlenmiştir. Her ne kadar TCK m. 209/1'deki eylem sonucunda ortaya hukuki sonuç doğuran ve özel belge niteliğinde bir doküman çıksa da, kanun koyucu bu fiili 'özel belgede sahtecilik'ten ayırarak daha hafif bir cezayla (üç aydan bir yıla kadar hapis) ve farklı unsurlarla (rızai teslim, anlaşmaya aykırılık) düzenlemiştir. TCK m. 209/1'in ceza aralığı zaten TCK m. 207'ye göre oldukça düşüktür. Kanun koyucunun, zaten hafiflettiği bu özel suç tipi için ayrıca bir de TCK m. 211'deki indirim nedeninin uygulanmasını amaçladığını söylemek, kanunun lafzına ve ruhuna aykırı bir yorum olur. Failin amacı zaten genellikle bir alacağı belgelemek veya bir durumu ispatlamaktır. Bu amacın varlığı, TCK m. 209/1'in tipik bir işleniş şeklidir ve bu nedenle ayrıca bir indirim sebebi sayılamaz.