Açık ceza infaz kurumunda bulunan bir hükümlünün firar ettiği iddiasıyla TCK m. 292'den yargılandığı bir davada, sanığın 'sayım sırasında banyodaydım' savunması karşısında, suçun maddi unsurunun (kurum sınırlarını terk etme) ispatı için mahkeme ne tür bir araştırma yapmalıdır? YCGK'nın 2014/420 sayılı kararındaki ispat yaklaşımını açıklayınız.
Mahkeme, suçun maddi unsurunun oluşup oluşmadığını şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit etmekle yükümlüdür. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.10.2014 tarihli, 2014/203 E., 2014/420 K. sayılı kararında benimsediği yaklaşım çerçevesinde, mahkeme sadece sanığın savunmasıyla yetinmemelidir. Mahkeme; 1) Olay günü düzenlenen 'firar tutanağını' ve içeriğini incelemelidir. 2) Tutanağı düzenleyen infaz koruma memurlarını tanık olarak dinleyerek, sayım sırasında sanığın bulunmadığı tespit edildikten sonra banyo dahil kurumun hangi bölümlerini kontrol ettiklerini ve sanığı bulup bulamadıklarını sormalıdır. 3) Sanığın koğuş arkadaşlarını veya kendisini gördüğünü iddia eden diğer hükümlüleri tanık olarak dinlemelidir. 4) Açık ceza infaz kurumunun fiziki yapısı ve güvenlik önlemlerini dikkate alarak, sanığın kurum sınırlarını fark edilmeden terk edip geri dönmesinin mümkün olup olmadığını değerlendirmelidir. YCGK, somut olayda, infaz koruma memurlarının 'banyo dahil tüm bölümleri kontrol ettik' beyanlarını, sanığın arkadaşlarının 'banyoya gidiyorum dediğini duyduk' şeklindeki dolaylı beyanlarına üstün tutmuş ve kurum sınırlarını terk etme fiilinin gerçekleştiğine karar vermiştir. Dolayısıyla, ispatta görevlilerin beyanı ve somut tespitler, sanığın soyut iddiasına göre daha ağırlıklı değerlendirilmektedir.