Bir sanığın tutukluluğunun devamına ilişkin kararda, 'aynı davada yargılanan diğer bazı sanıkların kaçmış olması veya delil karartmaya teşebbüs etmesi' gerekçe olarak gösterilebilir mi? Anayasa Mahkemesi'nin bu konudaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80302

Hayır, bu tür bir gerekçe tek başına yeterli ve hukuka uygun değildir. Anayasa Mahkemesi'nin 04.12.2013 tarihli ve 2012/1272 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi gereğince, tutuklama nedenleri her bir sanık için ayrı ayrı ve somut olarak değerlendirilmelidir. Aynı davadaki başka sanıkların davranışlarından yola çıkarak genelleme yapmak ve bir sanığın da kaçacağı veya delil karartacağı yönünde bir 'karine' oluşturmak, Anayasa m. 38'de güvence altına alınan 'suçsuzluk/masumiyet karinesi'ni zedeler. AYM, bu tür bir yaklaşımın, tutukluluk gerekçelerinin kişiselleştirilmesi ve somutlaştırılması zorunluluğuna aykırı olduğunu belirtmektedir. Dolayısıyla, tutukluluğun devamına ilişkin kararlarda, incelenen sanığın bizzat kendisine ait, kaçacağına veya delilleri karartacağına dair somut olguların 'ilgili' ve 'yeterli' gerekçelerle ortaya konulması zorunludur.