Bir kişinin, borcunu ödemeyen ancak kendisine hakaret etmeyen borçlusuna karşı, hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehditte bulunması halinde, TCK m. 29 (haksız tahrik) hükümlerinin uygulanma ihtimali var mıdır? Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik içtihadını açıklayınız.
Hayır, bu durumda TCK m. 29 hükümlerinin uygulanma ihtimali yoktur. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, sadece bir hukuki ilişkiye dayalı alacağın varlığı veya bir borcun vadesinde ödenmemiş olması, tek başına haksız tahrik oluşturan bir 'haksız fiil' olarak kabul edilmemektedir (Bkz. YCGK, 17.1.2019, E. 2015/6-1219, K. 2019/13). Haksız tahrikin uygulanabilmesi için, faili suça iten, hiddet veya şiddetli elem doğuran, hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir. Borcun ödenmemesi, hukuki bir uyuşmazlık olup, ceza hukuku anlamında bir haksız fiil değildir. Failin bu durumda başvurduğu cebir veya tehdit, TCK m. 150/1 kapsamında değerlendirilerek yağma yerine tehdit veya kasten yaralama suçlarından cezalandırılır. Yargıtay, bu düzenlemenin zaten fail lehine bir indirim nedeni olduğunu, dolayısıyla ayrıca bir de haksız tahrik indirimi uygulanamayacağını kabul etmektedir. Haksız tahrikin uygulanabilmesi için, borçlunun borcu ödememenin yanı sıra, alacaklıya yönelik hakaret, tehdit gibi ek ve bağımsız bir haksız fiilde bulunması gerekir.