2017 Anayasa değişikliği öncesi ve sonrası HSK'da görev yapan bir üyenin, 2021 seçimlerinde üçüncü kez aday olup olamayacağı tartışmasının temelindeki anayasal ve hukuki argümanlar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80296

Bu tartışmanın temelinde Anayasa m. 159/4'teki 'Süresi biten üyeler bir kez daha seçilebilir' hükmünün yorumu yatmaktadır. Üçüncü kez adaylığın mümkün olduğunu savunanların argümanı: 2017 Anayasa değişikliği ile Kurul'un sadece adı 'Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'ndan 'Hakimler ve Savcılar Kurulu'na dönüşmemiş, aynı zamanda üye sayısı, seçim usulü ve yapısı köklü bir şekilde değişmiştir. Bu nedenle, 2017 öncesi HSYK ile 2017 sonrası HSK'nın hukuken farklı kurumlar olduğu, dolayısıyla 2017'de seçilen bir üyenin 'yeni Kurul'da ilk defa seçilmiş sayılması gerektiği ve 'bir kez daha seçilme' hakkını 2021'de kullanabileceği ileri sürülebilir. Ayrıca, 2014'te seçilen üyelerin 4 yıllık görev sürelerini tamamlayamamış olmaları da bu görüşü destekleyici bir argüman olarak kullanılabilir. Üçüncü kez adaylığın mümkün olmadığını savunanların argümanı ise: Anayasa m. 159/4'teki ifade nettir ve herhangi bir istisna öngörmemektedir. Maddede 'aynı kurulda' veya 'farklı yapıda' gibi bir ayrım yapılmamıştır. Kurumun adının ve yapısının değişmesi, temel fonksiyonunun (hakim ve savcıların özlük işleri) aynı kaldığı gerçeğini değiştirmez. Hukuk devletinde normların lafzına ve amacına bağlı kalınması gerektiği, bu nedenle bir üyenin toplamda iki dönemden fazla görev yapamayacağı, 'bir kez daha seçilme' hakkının sadece bir defaya mahsus olduğu ileri sürülebilir. Bu görüş, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine daha uygun görünmektedir.