Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.05.2018 tarihli, 2018/119 E. sayılı kararında belirtilen 'uymadan sonra serbestlik' kuralının iki istisnası nedir? Bir ilk derece mahkemesi, Yargıtay'ın usule ilişkin bir eksiklik (örneğin, bilirkişi raporu alınmaması) nedeniyle verdiği bozma kararına uyduktan sonra, bu eksikliği gidermeden önceki kararının aynısını verebilir mi?
YCGK'nın ilgili kararında belirtilen 'uymadan sonra serbestlik' kuralının iki temel istisnası şunlardır: 1) Bozma Nedenine Uyma Zorunluluğu: Mahkeme, Yargıtay'ın bozma kararında belirttiği hukuka aykırılığı gidermekle yükümlüdür. Bozma, belirli bir usuli eksikliğe dayanıyorsa, mahkeme uyma kararı verdikten sonra bu eksikliği gidermek zorundadır. 2) Aleyhe Bozma Yasağı (Reformatio in Peius): Hüküm yalnızca sanık veya onun lehine temyiz edilmişse, bozma sonrası verilecek yeni hükümdeki ceza, önceki hükümle belirlenen cezadan daha ağır olamaz (CMK m. 307/4). Soruya konu olan durumda, ilk derece mahkemesi Yargıtay'ın 'bilirkişi raporu alınmaması' şeklindeki bir usuli eksiklik nedenli bozma kararına 'uyma' kararı verdiyse, artık 'uymadan sonra serbestlik' kuralının birinci istisnası devreye girer. Mahkeme, bu bilirkişi raporunu almak zorundadır. Raporu almadan önceki kararının aynısını vermesi, uyma kararının gereklerini yerine getirmemek anlamına gelir ve bu durum 'eylemli direnme' olarak kabul edilip Yargıtay tarafından tekrar bozulur. Mahkeme, raporu aldıktan sonra, rapordaki bulguları serbestçe değerlendirerek önceki kararıyla aynı veya farklı bir sonuca varabilir; ancak eksikliği giderme yükümlülüğünden kaçınamaz.