Bir kişinin, evlilik dışı ilişkisinden doğan çocuğunu, nüfus müdürlüğüne sözlü beyanda bulunarak resmi nikahlı eşinden doğmuş gibi tescil ettirmesi halinde, TCK m. 231 (Çocuğun Soybağını Değiştirme), TCK m. 206 (Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan) ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 67/1 (Nüfus Müdürlüğüne Gerçek Dışı Beyanda Bulunma) suçları arasındaki ilişki nedir? Hangi hüküm uygulanmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80291

Bu durumda, tek bir fiil (gerçek dışı sözlü beyanla nüfusa tescil) ile birden fazla suç normu ihlal edilmiş gibi görünmektedir. Burada suçların içtimaı kurallarından 'görünüşte içtima' ve özel olarak 'özel normun önceliği' ilkesi devreye girer. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/286 sayılı kararında da detaylıca açıklandığı gibi, bu suçlar arasında bir genel norm-özel norm ilişkisi vardır. TCK m. 206, her türlü resmi belgenin düzenlenmesindeki yalan beyanı düzenleyerek en genel normdur. 5490 sayılı Kanun'un 67/1. maddesi, sadece nüfus işlemlerindeki yalan beyanı düzenleyerek daha özel bir normdur. TCK m. 231/1 ise, bu fiillerden de daha özel olarak, sadece 'çocuğun soybağını değiştirme veya gizleme' amacıyla yapılan yalan beyanı suç olarak tanımlamıştır. Bu nedenle, 'özel normun önceliği' (lex specialis derogat legi generali) ilkesi gereğince, fiile sadece en özel norm olan TCK m. 231/1 uygulanmalıdır. Diğer suçlar, özel norm olan TCK m. 231 tarafından tüketilmiş sayılır ve fail, yalnızca çocuğun soybağını değiştirme suçundan cezalandırılır.