5275 sayılı İnfaz Kanunu m. 3'te belirtilen 'infazın temel amacı' ilkesi, bir hükümlünün ceza infaz kurumunda kitap okuma veya eğitim alma hakkının kısıtlanması kararlarına karşı yapılan şikayetlerde nasıl bir rol oynar? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80290

İnfaz Kanunu m. 3, infazın temel amacını; özel ve genel önlemeyi sağlamak, hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu korumak ve en önemlisi hükümlünün 'yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek' ve 'sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak' olarak tanımlar. Bu ilke, infaz sürecindeki tüm idari işlem ve kararlar için bir yorum kılavuzu ve denetim ölçütüdür. Hükümlünün kitap okuma veya eğitim alma gibi haklarının kısıtlanması, bu temel amaçla çelişmemelidir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 23.01.2017 tarihli, 2016/5975 E. sayılı kararında bu yaklaşım açıkça görülmektedir. Kararda, bir hükümlünün ayda okuyabileceği kitap sayısını beş ile sınırlayan idari kararın, 'cezanın infazı ile istenilen amaca aykırılık oluşturduğu' belirtilerek, dilekçe hakkını ve eğitim hakkını kısıtlayan bu kararın bozulması gerektiği ifade edilmiştir. Yargıtay, bu tür kısıtlamaların, hükümlünün yeniden sosyalleşmesi ve kendini geliştirmesi amacına hizmet etmediğini, aksine bu amacı engellediğini vurgulamaktadır. Dolayısıyla, m. 3'teki temel amaç, infaz idaresinin takdir yetkisini sınırlayan ve hükümlü haklarını koruyan bir üst norm işlevi görür.