TCK m. 150/1'de düzenlenen 'bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanma' halinin hukuki niteliği nedir? Bu düzenlemenin, TCK m. 29'da yer alan 'haksız tahrik' hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil edip etmediğini, Yargıtay içtihatları ve doktrindeki görüşler çerçevesinde tartışınız.
TCK m. 150/1'in hukuki niteliği tartışmalıdır. Madde başlığı 'Daha az cezayı gerektiren hal' olsa da, madde metni cezada bir indirim öngörmek yerine, fiilin yağma (TCK m. 148) suçunu oluşturmayacağını, bunun yerine duruma göre 'tehdit' veya 'kasten yaralama' suçlarından ceza verileceğini belirtir. Bu nedenle, bu düzenlemenin yağma suçunun konusunu daraltan, tipikliği değiştiren özel bir norm olduğu görüşü daha isabetlidir. Yargıtay, genel olarak bu hükmün uygulanması halinde, failin zaten daha az cezayı gerektiren bir durumdan faydalandığını belirterek, ayrıca haksız tahrik (TCK m. 29) hükümlerinin kategorik olarak uygulanamayacağını kabul etmektedir (Örn: Yargıtay 6. CD, 25.2.2016, E. 2013/28578). Ancak Yargıtay, borcun ödenmemesi dışında, mağdurdan kaynaklanan hakaret, hırsızlık gibi ek bir haksız fiil varsa TCK m. 29'un uygulanabileceğini de kabul etmektedir (YCGK, 17.1.2019, E. 2015/6-1219). Metindeki eleştirel görüşe göre ise; TCK m. 150/1 suçun tipikliğine ilişkin bir norm olup, failin kusurluluğunu etkileyen haksız tahrik ile farklı düzlemlerdedir. TCK m. 150/1, özel bir haksız tahrik düzenlemesi değildir. Bu nedenle, borçludan kaynaklanan ve TCK m. 29'un şartlarını taşıyan bir haksız fiil (örn: sinkaflı ifadelerle borcu ödemeyeceğini söylemek) varsa, haksız tahrik indiriminin uygulanmasına yasal bir engel bulunmamaktadır.