Metindeki Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2015/7061 sayılı kararındaki karşı oy yazısında, bir hükmün 'kesinleşip kesinleşmediğinin tespiti' işleminin neden 'idari bir işlem' olarak kabul edilemeyeceği savunulmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80279

Karşı oy yazısında, bu işlemin idari bir işlem olarak kabul edilemeyeceği şu gerekçelerle savunulmaktadır: 1) Yargılama Faaliyetinin Parçası Olması: Hükmün şeklen kesinleşip kesinleşmediğini tespit etme, maddi anlamda 'kesin hüküm' (HMK m.303) etkisinin başlayıp başlamadığının ön koşuludur. Bu tespiti yapmak, mahkemenin yargılama faaliyetinin bir parçasıdır ve hakim bu tespitle davanın nihayete erdiğini belirlemiş olmaktadır. 2) Yargısal Denetim Dışında Kalamayacağı: Kesinleşme şerhinin verilmesi bir usul işlemi olsa da, bu şerhin dayandığı 'hükmün kesinleştiği tespiti'nin kendisi yargısal denetimin dışında tutulamaz. Bu tespitin hatalı olması, tarafların haklarını doğrudan etkiler. 3) Başka Kanun Yolu Olmaması: Eğer mahkeme kesinleştirme tarihini yanlış belirler ve düzeltme talebini de reddederse, tarafın bu hatalı işleme karşı başvurabileceği temyizden başka bir kanun yolu kalmamaktadır. Bu nedenlerle karşı oy, bu işlemin basit bir idari işlem değil, yargısal bir tespit olduğunu ve temyiz yoluyla denetlenebilmesi gerektiğini savunmaktadır.