Metindeki Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararında, TCK m.150/1 (alacağın tahsili amacıyla cebir/tehdit) ile TCK m.109 (kişiyi hürriyetinden yoksun kılma) suçlarının bir arada işlenmesi halinde neden 'gerçek içtima' hükümlerinin uygulanması gerektiği açıklanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80274

YCGK'nın ilgili kararında (E. 2012/6-1523), bu iki suçun bir arada işlenmesi halinde gerçek içtima hükümlerinin uygulanmasının gerekçesi, bu suçların birbirinin unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni olmamasıdır. TCK m.150/1, yağma suçunun konusunu daraltarak, hukuki bir alacak söz konusu olduğunda failin sadece 'tehdit' veya 'kasten yaralama' suçlarından cezalandırılacağını belirtir. Bu madde, 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçuna bir atıf yapmamaktadır. Dolayısıyla, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, TCK m.150/1 kapsamında eriyen veya onun tarafından tüketilen bir suç değildir; bağımsız bir suç tipi olarak varlığını korur. Ceza hukukunun 'kaç fiil varsa o kadar suç, kaç suç varsa o kadar ceza vardır' şeklindeki temel ilkesi uyarınca, failin eylemi hem TCK m.150/1 kapsamındaki tehdit/yaralama suçunu hem de bağımsız bir suç olan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturuyorsa, her iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılması gerekir.