Metindeki Yargıtay kararında, sanığın eyleminin 'bir bütün halinde TCK m.231'deki suçu oluşturduğu gözetilmeden ayrıca resmi belgede sahtecilik suçundan da hüküm kurulması' neden bir bozma sebebidir? Bu durum hangi ceza hukuku ilkesinin ihlalidir?
Bu durumun bozma sebebi olması, 'non bis in idem' (aynı fiilden dolayı iki kez yargılama/cezalandırma yasağı) ilkesinin ihlal edilmesidir. Metindeki Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2014/11785 sayılı kararında, sanığın tek bir fiili (gayri resmi eşinden olan çocuğu resmi eşinden olmuş gibi nüfusa kaydettirmesi) bulunmaktadır. Bu tek fiil, görünüşte hem TCK m.204'teki (resmi belgede sahtecilik) hem de TCK m.231'deki (çocuğun soybağını değiştirme) suç tanımlarını ihlal etmektedir. Ancak, bu durumda suçların içtimaı kurallarından 'özel normun önceliği' ilkesi uygulanır. TCK m.231, bu spesifik eylem biçimi için getirilmiş özel bir norm olduğundan, genel norm olan TCK m.204'ü dışlar. Mahkemenin, tek bir fiil için, uygulanması gereken tek ve özel bir norm varken, hem bu özel normdan hem de genel normdan ayrı ayrı hüküm kurması, sanığı aynı eylemden dolayı iki kez cezalandırma sonucunu doğurur ki bu, adil yargılanma hakkının temel bir unsuru olan 'non bis in idem' ilkesine açıkça aykırıdır.