Metindeki Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.05.2018 tarihli kararında, 'uymadan sonra serbestlik' kuralının iki istisnası olarak belirtilen 'bozma nedenine uyma zorunluluğu' ile 'aleyhe bozma yasağı' arasındaki farkı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80233

Bu iki istisna, mahkemenin serbestlik alanını farklı yönlerden sınırlar: 1) Bozma Nedenine Uyma Zorunluluğu: Bu, daha çok 'usuli' bir sınırlamadır. Mahkeme, Yargıtay'ın bozma kararında işaret ettiği hukuka aykırılığı gidermek zorundadır. Örneğin, bozma nedeni 'tanık X'in dinlenmemesi' ise, mahkeme uyma kararı verdikten sonra tanık X'i dinlemeden hüküm kuramaz. Bu, yargılamanın eksiksiz yapılmasına yöneliktir. Tanık dinlendikten sonra mahkeme, bu tanığın beyanını serbestçe değerlendirerek istediği kararı verebilir. 2) Aleyhe Bozma Yasağı (CMK m.307/5): Bu ise 'maddi sonuca' ilişkin bir sınırlamadır. Eğer ilk hüküm sadece sanık lehine temyiz edilmişse, mahkeme bozma nedenine uyup gerekli usuli işlemleri yapsa bile, sonuçta vereceği yeni ceza, ilk hükümdeki cezadan daha ağır olamaz. İlk istisna mahkemenin 'ne yapması gerektiğini' (usuli eylem), ikinci istisna ise 'ne yapamayacağını' (sonuçtaki ceza miktarı) belirler.