Bir ceza davasında, sanığın eyleminin TCK m.209/1 (açığa imzanın kötüye kullanılması) suçunu oluşturduğu iddia edilmektedir. Bu suçun ispatı için 'yazılı delil' kuralının geçerli olduğu belirtilmiştir. Bu kuralın, HMK'da öngörülen istisnaları neler olabilir?
TCK m.209/1 suçunun ispatında 'yazılı delil' kuralı esastır. Ancak metinde de belirtildiği gibi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) cevaz verdiği ayrık durumlarda tanıkla ispat mümkündür. Bu istisnalar HMK m.203'te düzenlenmiştir ve 'delil başlangıcı'nın varlığı halinde tanık dinlenebileceğini öngörür. Delil başlangıcı, iddia edilen hukuki işlemi tam olarak ispat etmese de, ona yakın bir ihtimali gösteren ve karşı taraftan sadır olmuş (gelmiş) bir belgedir (örneğin, bir mektup, e-posta, kısa mesaj vb.). Ayrıca, HMK m.202'de senede karşı tanıkla ispat yasağının istisnaları olarak; altsoy-üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba-kaynana ile gelin-damat arasındaki işlemlerde, yani yakın akrabalık ilişkilerinde tanık dinlenebileceği belirtilmiştir. Ceza mahkemesi, TCK m.209/1'deki ispat sorununu çözerken, bu hukuki istisnaların varlığı halinde tanık dinleyebilir.