Metindeki Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2014/14680 sayılı kararında, sanığın 'teminat olarak verilen senedi doldurup takibe koyması' eyleminin hangi suçu oluşturacağı belirtilmiş ve mahkemenin bu eylemi dolandırıcılık suçuyla birleştirerek tek suçtan hüküm kurması neden eleştirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80209

Yargıtay'ın ilgili kararında, sanığın teminat olarak verilen senedi anlaşmaya aykırı olarak doldurup icra takibine koyması eyleminin, sübut bulması halinde TCK m.209/1'de düzenlenen 'açığa atılan imzanın kötüye kullanılması' suçunu oluşturacağı belirtilmiştir. Mahkemenin, iddianamede anlatılan ve farklı tarihlerde işlenen iki ayrı eylemi (taşınmaz satışında dolandırıcılık ve senedin kötüye kullanılması) tek bir dolandırıcılık suçu olarak kabul edip, senetle ilgili eylemi ayrıca değerlendirmeden hüküm kurması eleştirilmiştir. Eleştirinin nedeni, iki eylemin farklı suç tiplerini oluşturması ve farklı hukuki rejimlere tabi olmasıdır. Taşınmaz satışı iddiası dolandırıcılık suçunu ilgilendirirken, teminat senedinin kötüye kullanılması TCK m.209'u ilgilendirmektedir. Mahkemenin, her bir eylemi kendi hukuki niteliğine göre ayrı ayrı değerlendirmesi, suç vasfını doğru tayin etmesi ve her suç için ayrı bir karar vermesi (veya içtima koşulları varsa buna göre tek ceza belirlemesi) gerekirken, eylemlerden birini hiç tartışmadan diğerinin içinde eritmesi, eksik inceleme ve hatalı hukuki nitelendirme anlamına gelir.