Bir sanığın fiili, Yargıtay tarafından 'eylemin bir bütün halinde TCK m.209/1'deki suçu oluşturduğu gözetilmeden ayrıca resmi belgede sahtecilik suçundan da hüküm kurulması' şeklinde eleştirilmiştir. Bu eleştirinin temelindeki ceza hukuku ilkesi nedir?
Bu eleştirinin temelindeki ilke, 'non bis in idem' (aynı fiilden dolayı iki kez yargılama ve cezalandırma yasağı) ilkesidir ve bu ilkenin bir yansıması olan 'suçların içtimaı' kurallarının doğru uygulanması gerekliliğidir. Bir sanığın tek bir fiili, birden fazla suç tanımını ihlal ediyor gibi görünebilir. Metindeki Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2014/11785 sayılı kararında olduğu gibi, sanığın gayri resmi eşinden olan çocuğunu resmi eşinden olmuş gibi nüfusa kaydettirmesi tek bir fiildir. Bu fiil hem sahtecilik hem de soybağını değiştirme suçlarını ihlal ediyor görünse de, Yargıtay bu eylemin bir bütün olarak 'özel norm' niteliğindeki TCK m.231'i (çocuğun soybağını değiştirme) oluşturduğunu kabul etmektedir. Bu durumda, eylemi bölerek hem özel normdan (TCK 231) hem de genel normdan (TCK 204) ceza vermek, sanığı aynı fiilden dolayı iki kez cezalandırmak anlamına gelir ki bu hukuka aykırıdır. Mahkeme, içtima kurallarını (bu örnekte özel-genel norm ilişkisi) uygulayarak sadece uygulanması gereken tek suçtan hüküm kurmalıdır.