Metinde geçen Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2014/7780 sayılı kararına göre, suça sürüklenen çocuğun 'işlediği suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği' olup olmadığını takdir yetkisi kime aittir? Adli Tıp raporlarının bu süreçteki rolü nedir?
Yargıtay'ın ilgili kararına göre, suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin (yani ceza sorumluluğunu etkileyen TCK m.31/2'deki durumun) olup olmadığını takdir etme yetkisi 'münhasıran mahkemeye' aittir. Adli Tıp Kurumu'ndan veya sosyal inceleme uzmanından alınan raporlar, bu süreçte mahkemenin karar vermesine yardımcı olan 'takdiri delil' niteliğindedir ve mahkemeyi bağlamaz. Mahkeme, raporların aksine de karar verebilir. Kararda da belirtildiği gibi, mahkeme çelişkili raporlardan birini (örneğin Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu raporunu) diğerine göre daha yeterli ve inandırıcı bularak ve bunun gerekçelerini kararında açıklayarak hüküm kurabilir. Raporlar, hakimin vicdani kanaatini oluşturmasına yardımcı olan birer araçtır; nihai karar ve takdir yetkisi her zaman hakimindir.