TCK m.150/1 kapsamında 'hukuki bir ilişkiye dayanan alacak' kavramı nasıl yorumlanmalıdır? Bu alacağın ispatı konusunda ceza mahkemesi hangi kurallara tabidir?
TCK m.150/1'in uygulanabilmesi için, fail ile mağdur arasında hukuken geçerli ve ispatlanabilir bir hukuki ilişkiden kaynaklanan bir alacak bulunmalıdır. Bu alacak, bir sözleşmeden, haksız fiilden veya sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanabilir. Ancak alacağın varlığı ve miktarı konusunda ciddi bir ihtilaf olmamalıdır. Alacak, likit (belirli veya belirlenebilir) olmalıdır. Örneğin, bir satış sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş bir bedel veya ödünç sözleşmesinden doğan bir borç bu kapsama girer. Ceza mahkemesi, bu hukuki ilişkinin ve alacağın varlığını tespit ederken, CMK m.218/1 uyarınca, özel hukuk alanına giren bu sorunu hukuk mahkemelerinin kurallarına göre çözümleyebilir. Özellikle alacağın varlığı senet gibi bir belgeye dayanıyorsa, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki ispat kuralları (senede karşı senetle ispat gibi) ceza mahkemesi tarafından da dikkate alınmalıdır. Mahkeme, alacağın varlığı konusunda ciddi bir şüphe duyarsa, TCK m.150/1'i uygulayamaz ve eylemi genel hükümlere (yağma suçu) göre değerlendirir.