CMK m.307 uyarınca Yargıtay'ın bozma kararı üzerine dosyaya bakacak olan mahkemenin ilk yapması gereken usuli işlem nedir? Mahkeme, bu işlemi yapmadan doğrudan uyma veya direnme kararı verebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80175

CMK m.307/1'e göre, Yargıtay tarafından verilen bozma kararı üzerine davaya bakacak mahkemenin ilk yapması gereken usuli işlem, 'ilgililere (sanık, müdafi, katılan, vekil) bozmaya karşı diyeceklerini sormak'tır. Bu, savunma hakkının ve adil yargılanma ilkesinin bir gereğidir. Mahkeme, yeni bir tensip kararıyla duruşma günü tayin etmeli, ilgilileri duruşmaya çağırıp bozmaya karşı beyanlarını almalıdır. Metinde de tartışıldığı üzere, uygulamada mahkemelerin bu beyanları almadan, bir ara kararla 'uyma' veya 'direnme' kararı verebildiği görülmektedir. İkinci görüşe göre CMK m.307/2, tarafların yokluğunda davanın bitirilebileceğini düzenlediğinden, bu mümkündür. Ancak bu uygulama, özellikle aleyhe bozmalarda, sanığın savunması alınmadan mahkemenin nihai kararının fiilen belli olması gibi ciddi sakıncalar doğurmaktadır. Yargıtay CGK'nın aleyhe bozmalarda sanığın beyanının alınmasını mutlak zorunluluk olarak görmesi de, ideal olanın tüm beyanlar alındıktan sonra uyma/direnme kararı verilmesi gerektiğini göstermektedir.